Merhaba ile başlayan dialog, saatler boyu sürebilir.
Yeni tanışıklığın verdiği mesafe ile dudaklardan ya da parmaklardan dökülen "siz", iletişim ilerledikçe samimileşebilir/yoğunlaşabilir.
Kendine yakın görülen her tepkide, her alışkanlıkta ya da "onay"da yakınlık bir kademe daha artabilir.
İtaate bakış, mazoşizmin/sadizmin mantığı, varlığının sebebi ya da gayesi tartışıldıkça ortak noktalar katlanarak çoğalabilir.
Hükmeden "mütevazileştikçe", itaat eden "açılabilir".
İlerleyen dialog, aradaki resmiyeti tamamiyle ortadan kaldırıp samimi, "sen"li bir hale sokabilir.
. . . .
Fakat öyle bir "an" gelir ki..
